Susmak ya da susmamak; işte bütün mesele bu… Bir ses, ufacık bir fısıltı, sadece konuşmak… Manasız, öylesine, anlaşılamayan… Ama bir ses, ne olur bir nefes!
Varolmak hem kolay, hem de zor. Kolay çünkü; koyabilirsin bedeninin gereksiz ağırlığını, şu kiralık mekâna. Rüzgârla savrulabilir, denizle gelgitler yaşarsın. Hayal dünyana sığınıp, kurabilirsin kendince bir gerçekliği… Ama bir de zordur varolmak ki! Sel gibidir hayat çoğu zaman; kapılıp gidersin, bilmediğin korkunç yerlere. Yanıverir seni kurtaracak umutların, ard arda vuran depremlerle yıkılır tüm mantığın. Kendi minik dünyanda da yaşayamazsın, deli yaftasını yapıştırırlar alnının orta yerine…
İşte tam burada devreye giriyor orijinalini bozduğum söz; susmak ya da susmamak dediğim… Varolmanın kolaylık ile zorluk arasında düzenlediği, hiç de hoş olmayan bu oyunda, bir üst kademeye geçmemizi sağlayacak bonus puandır ses. Hak ettiğimizi alabilmek için bazen çok fazlası gerekir. Enkaz altında kaldığında nasıl hareketsiz bir çaba, sessiz bir çığlık içerisinde boğuluyorsak, aynen öyleyizdir hayatta. Bir fısıltı aydınlatabilir geleceğimizi, eğer dudaklarımız mühürlenmemişse karanlıkla…
Bir savaş haykırışına bağlıdır her şey bazen. Karşı çıkmak; yeter diyebilmek; Mersin’e değil de inadına tersine gitmek, olacakları tümden değiştirebilir. Farklılıkla, uyumsuzlukla suçlanırken, birden etrafın sana benzemek isteyen insanlarla dolar. Bir zamanlar, seni yerden yere vuran eller, sırtını sıvazlar…
Ama bazen de susmak en etkili silahımızdır. Çoğu kişide varolmayan, genelde taşlanıp başka yerlere çekilen bir meziyettir. Birçok insan vardır ki; kendini üstün sayıp durmadan konuşur, bilgisiyle övünüp diğerlerinin ona imrendiklerini zanneder. Fakat o diğerleri, içlerinden kıskıs gülmektedir. İşte, bazen susmak her şeydir…
İki tarafta da aynı olan; gizli tuttuğumuz, kutulara koyup üzerine kilitler vurduğumuz sözcüklerimizdir. Her zaman kuytuda, her zaman derinde, ama hep oradalar… Sakladığımız cümleler vardır, sadece bizimdir. Susmak ya da susmamak değil de, belki bütün mesele, bu söyleyemediklerimizdir…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder